Mavi Derinliklerin Büyüleyici Canlıları Denizatları 

           Genellikle mitolojik bir varlık olarak anılan denizatları, at kafasına benzeyen bir başı, uzayarak hortum şeklini almış burnu, küçük ağzı, birbirinden bağımsız hareket eden gözleri, kemiksi yapıya sahip vücudu, kavrayıcı yeteneğe sahip kuyruğu ve yüzgeçleriyle diğer sualtı canlılarından çok farklı bir canlı türü olarak denizlerde yaşamını sürdürmektedir. Denizatlarına isim olarak Hippo – campus denilmektedir. Hippos – at ve Campus – kurt ya da tırtıl anlamına gelmektedir. Bu sevimli canlıları diğer türlerden farklı kılan bir başka özelliği de göz yapısıdır. Gözleri birbirinden bağımsız hareket etme özelliğine sahiptir. Ayrıca denizatları kendilerini av olmaktan kurtarmak için iyi derecede renk değiştirebilme kabiliyetlerine sahiptir. Boyları 2 ile 35 cm. arasında değişen bu hayvanlar küçük karides ve diğer kabuklularla beslenmektedir. Tropik ve ılıman suları seçen denizatları yaygın olmalarına karşın hiçbir bölgede çok sayıda bulunmuyor.
Üreme öncesi, eşler birbirinin etrafında saatler boyu dans ediyor!.. Denizatları tek eşli olmanın yanında, erkek bireyin yumurtaları taşıyarak yeni oluşuma büyük katkısı olan tek canlı türü… Bazen birkaç saniye, bazen de günlerce süren çiftleşmeden sonra dişi, yumurtaları erkeğin kesesine bırakıyor. Bazı türlerde kuluçka kesesi bulunmadığından, yumurtalar doğrudan erkeğin karın kısmına yapıştırılıyor ve gelişmelerini burada sürdürüyor. Türlerin çeşitliliğine göre denizatlarının hamilelik süresi 10 ile 42 gün arasında değişiyor. Çiftleşmenin ardından, erkek bireyin kuluçka kesesinin içi deniz suyuna benzeyerek minik denizatının yaşayacağı ortam hazırlanıyor. Denizatı yavrusu yaklaşık olarak 6 – 12 mm boyunda dünyaya geliyor.
Pek çok hastalığa iyi geldiği iddia edilen ve afrodizyak etkisi gösterdiğine inanılan denizatlarına dünya çapında yoğun bir talep vardır ancak üreme dönemleri Nisan – Ekim ayları olan denizatlarının sayıları, Türkiye’de ve dünyada yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. “Trade Records Analysis of Flora and Fauna in Commerce” adlı kuruluş tarafından yapılan bir araştırma, denizatlarının varlığının tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Tehlikedeki Türler Raporu’nun Amanda Vincent tarafından hazırlanan “Uluslararası Denizatı Ticareti” başlıklı bölümünde, dünyada Ekvator’dan Avustralya’ya kadar 32 ülkede ölü ya da canlı denizatı ticareti yapıldığı ileri sürülüyor. En büyük denizatı alıcıları Hong Kong ve Tayvan. En büyük satıcılar ise yıllık 1,5 milyon tane (4000 kg.) ile Hindistan, Filipinler, Tayland ve Vietnam. Dünya çapında ticaret ise yılda 20 milyon denizatını buluyor.
Denizatlarına, sualtında rastlamak kadar fotoğraflamak da oldukça zordur. Bu minik canlıları makro ( yakın plan ) fotoğraflamak en doğru yöntemdir. Işık ve pozlandırma ayarlarının doğru olması bazı çekimlerde yetmeyebiliyor. Çünkü daha önce de bahsettiğim üzere iyi bir kamuflaj özelliğine sahip bu canlıları ( özellikle de koyu renklilerini ) fotoğraflamak biraz şansa kalmış bir durum. Sualtı canlılarının fotoğraf makinelerine karşı tepkisi uzaklaşmak olurken, denizatlarındaki tepki farklı olarak sırtlarını dönmek oluyor. Bu minik ve sevimli canlıyı vizöre alıp doğru bir şekilde fotoğraflamak da durumu biraz zorlaştırıyor. Ancak hızlı yüzme kabiliyeti tam gelişmeyen denizatlarının bu durumundan yararlanarak yerinde ve uygun pozlama yapılabilir.

 Caner CANDEMİR

Geri