Padi ve Cmas Arasindaki Farklar

Sevgili Dalıcılar,

14 senelik meslek hayatımda en çok karşılaştığım, ve benim gibi birçok eğitmen arkadaşımın da karşılaştığını düşündüğüm sorulardan biridir PADI VE CMAS arasındaki fark nedir? sorusu. Bunu defalarca sözlü olarak anlattım ama birde sitemizi ziyaret eden ve bunu öğrenmek isteyen siz değerli dostlarımıza anlatayım istedim.

İlk önce CMAS Nedir? PADI Nedir? bununla başlayalım.

CMAS

Captain Cousteau’nun Fransa’da dalış işaretlerinin ortak kullanımını sağlamak, dalışı daha güvenli ve sistematik hala dönüştürebilmek için kurduğu 5 kıtada 83 Federasyonun bağlı bulunduğu (Confederation Mondiale des Activites Subaquatiques) Dünya Sualtı Konfederasyonudur.

1959 yılında 15 ülkeden gelen sualtı sporcuları ve uzmanların katılımıyla Monaco’da ilk toplantısını yapmıştır. Merkez daha sonra İtalya Roma’ya taşınmıştır. Amacı üye federasyonlara dalış kurallarını öğretmek, eğitim ve dalış sertifikalarında standart seviyeyi yakalayarak verilen sertifikaların üye ülkelerde kabul edilmesini sağlamaktı. CMAS su sporlarını hobi olarak yapanlara yönelik gönüllü bir organizasyon olduğundan, açtığı kurslar zorlayıcı ve süresi uzundu. Bu zorlayıcılığın bir sebebi de o dönemde sistemlerinin donanma dalgıçlığından esinlenerek hazırlanmasıydı. Kar amacı yoktu ve Gelirlerinin büyük bir kısmını Unesco ve benzeri organizasyonlara aktarılıyordu. Yine de o dönem için ihtiyaçları fazlasıyla karşılayacak başarılı bir sistem geliştirildi. Fakat Sistem esnekti. Federasyonlar devlete bağlı olduklarından bürokrasiye maruz kalıyorlar ve sistem hukuksal bir yapıya oturtturulmaya çalışılıyordu. O dönemde dalış eğitmenliği bilinen bir meslek değildi ve genellikle alaylı diye tabir edilen dalgıçlar tarafından yapılıyordu. Malesef egolar sistemin tahribatına yol açmaya başlamıştı. Bölgesel farklılıklar da eklenince sisteme güvenilirlik azaldı. Merkezi denetleme olmayınca federasyonların sertifika sayısında bir patlama meydana geldi. Kafasını suya bile sokmadan bir yerlerde gerekiyor diye sertifika alanlardan tutunda 2-3 kere suya dalanların bir meslektir diye eğitmen olduğu dönemler yaşandı. Bu da dünya genelinde CMAS sertifikalı dalıcılara olan güveni zedeledi. Eğitimleri sorgulandı ve sertifikalar dünyanın birçok yerinde geçersiz damgası yedi. Kısacası kurunun yanında yaşta yandı. Sistem çökmek üzereyken Yönetim değişikliği, merkezi idare kontrolünün getirilmesi, CMAS helogramlı kartların çıkması, becerilerin standartlaştırılması, eğitim materyallerinin çoğaltılması, diğer dalış kuruluşlarıyla yapılan denklik anlaşmaları ve en önemlisi Eğitmen sınavlarının kişilerden alınıp federasyon tarafından yapılması sisteme eski prestijini kazanmasını sağladı. Artık CMAS sertifikasına sahip insanlar da dünyanın her bölgesinde geçerli sertifika haklarını geri kazandılar.

Ama karanlık geçen o yıllarda dalış endüstrisinde birileri koşarak merdivenleri tırmanmaya  başlamıştı.

PADI

Professional Association of Diving Instructor yani Profesyonel dalış eğitmenleri birliği ifadesinin baş harflerinden oluşmuş bir kelimedir. Bir Amerikan Kuruluşu olan Padi bir konfederasyon değil dünyanın 7 bölgesinde ofisi olan bir şirkettir. DSAT  PADI’nin Ar-Ge’sidir ve tüm eğitim sistemini hazırlar. Eğitmenler direk PADI’ye bağlıdır ve herhangi bir dalış merkezinde kayıtlı olmak zorunda değildirler. Bu çok tartışılan bir konudur. Ve benimde çok hoşuma giden bir durum değildir. Bizler dalış merkezi açarak ve ciddi vergiler vererek bu işi yaparız. Onlarsa vergi ödemeden.ucuz PADI kurslarının bir sebebide budur. PADI eğitmen sınavlarının tamamını kendisi yapar ve orda ahbap çavuş ilişkisi yoktur. Sınavlarda gerçekten o yeterliliğe sahip kişiler eğitmen olabilir. Bu eğitmenler dünyanın her yerinde aynı sistemi uygulamakla yükümlüdürler. Bu gün Türkiye’de kurs alan bir dalıcı Amerika’da Avrupa’da Japonya’da Rusya’da kurs alan diğer kişilerden farklı bir şey öğrenmez. Alınan eğitim PADI tarafından direk öğrencilere ulaşılarak değerlendirilir. Eğer eğitimde yapılan bir yanlışlık varsa eğitmen PADI sisteminden uzaklaştırılır. PADI sistemi maliyet olarak yüksek bir ücrete sahip olduğundan eğitmenler bu riski alamazlar. Dünyada en çok sertifikaya sahip ve tanınan dalış kuruluşudur olması, prestijli olması bu sebepten kaynaklanır. Dünya üzerindeki sertifikaların %83 PADI tarafından verilmiştir. Eğitmenlere yollanan (senede 4 defa) eğitim bültenlerinde standartlar devamlı revize edilir.Aksaklıklar, yanlışlıklar sürekli gözlemlenir ve en kısa zamanda düzeltilir. Eğitim metaryelleri  yazılı ve görsel uygulamalar çok gelişmiştir. Özellikle Dive Today (bugün Dal) mantığı özellikle turizm bölgeleri için çok geçerli olduğu için tercih edilir. Bunun ne kadar doğru olduğu da hep tartışılmıştır. Bir şirket olması ve ticari unsurlar taşıması da  bu tartışmaları arttırır. PADI sertifikaları bir merkez tarafından gönderilir.Türkiye PADI INTERNATIONAL ofisine bağlıdır ve merkez İngiltere’dir.  Geçici Sertifikalar buraya yollanır ve tanzim edilerek öğrenciye gönderilir..PADI’de eğitim başlama yaşı 8’dir. Türkiye’de kanunlara göre 14 dür. PADI’nin çocuk programları bu sebeple Türkiye de uygulanamamaktadır. Türkiye’de genellikle tercih edilen PADI kursu alan kişiler denklik sistemi kabul edildiği için ve Türkiye sularında dalış yapmak için TSSF belgesi şart koşulduğundan dolayı CMAS sertifikasını da birlikte alırlar. Teorik ders bakımından çok farklılık göstermezler. PADI kurs dalış sayısı CMAS’a göre biraz fazladır. Kurslarda eğitim Meteryali zorunluluğu vardır ve bu kurs fiyatlarına yansır.

Kıssadan Hisse

Herkes Emniyet Genel Müdürlüğünden ehliyet alır ama yüzlerce sürücü kursu vardır. Birinin arabası iyidir, birinin dershanesi. Biri 10 saat araba kullandırır, biri 20 saat. Birinin sandalyeleri daha rahattır, birinin kantini iyidir. Ama tek  ortak nokta vardır. Oda insanlara güvenli bir şekilde araba kullanmayı öğretmek. Ne kadar çok araba kullanırsanız o kadar çok tecrübe kazanırsınız.

Dalışta böyledir. Bir çok sistem vardır ama ortak nokta aynıdır. İnsanların güvenli ve huzurlu bir şekilde dalmasını sağlamak.

Sizlerin emniyetli ve huzurlu dalmanız cebinizdeki sertifikaların adından değil, öğrendiğiniz bilginin kalitesindendir. Kendinizi eğitmenlere koşulsuz teslim etmektense, neler öğreneceğinizi araştırarak öğrenin ve kendi eğitiminizi kendiniz sorgulayın

Unutmayın ki önce alacağınız kursun fiyatını değil içeriğini öğrenin.

Sevgi ve saygılarımla

B.Oğuz ŞEKER

Geri